8 Temmuz 2009 Çarşamba

İnsan kendiyle barışır!

“Kendi dediği şeyin ne kadar iç içe geçmiş, ayrı dünyalardan, farklı ve redde açık kimliklerden meydana geldiğini” fark etse de, insan kendiyle barışır. İnsanın yani kişinin kendisini anlaması, bilmesi, çözmesi, uğruna ulaşacağı ufuklar, kendini anlama ve dinleme yetisinden menkul bir bilme durumu ortaya koyar.

Bir ben varsa benden içeri, içerideki o “ben”leri de görür, tanır, öğrenir, biliriz, bilmeliyiz.
Her çaba bizi farklı bir “ben”e ulaştırsa da ulaştığımız her "yeni ben" ulaşılmaz görünen başka bir “ben”in habercisi olsa da "ben" olmak; kendini bilmek, tanımak, farkında olmak durumudur.

Kendimizle barışmak, kendimizi kör gözle değerlendirmek olamaz, bu olmamalı..!
Bilakis bir farkındalık yaratmalı üçüncü bir göz açmalı...eleştirel bakan bir göz ve tabi ki önce kendimize!

Her farkındalık aşamasında ulaştığımız “ben”, içimizde taşıdığımız bir başka “ben” in habercisi olsa da eleştirmeye ve keşfetmeye devam edeceğiz. İçinde farklı, bambaşka dünyalar barındıran farkındalıklar bulacağız, arınacağız. Sapkın, katil, eşkiya, kurnaz, saf, isyancı, köle, hileci, doğrucu,entrikacı, vicdanlı, hesapcı, hesapsız...

“Ben”i derinliklerinde yüzerken çıkarmaya çalışanlar olacak, ”ben”in bir yüzüyle ilgilenen ve bu durumdan fayda sağlayan sahte mutlucular! Ama kendinle barışman “onlar” a rağmen olmalı...çıkarmaya çalışıp yalnızca keşfettiğin bir tek “ben” le mutlu olmanı isteyenlere rağmen.
Kendini bilmelisin, bilmeyiz! Çünkü kendimizle kuracağımız öncelikli ve önemli ilişki “barışmak” değil “bilmek” olmalı.Bilmek farkında olmaktır. Dünyanın, hayatın, evrenin, varlığın, yokluğun...!


19.01.2007

1 yorum:

  1. söyleyecek büyük şeylerim var.
    ama zamanı var...

    YanıtlaSil