Kayıtlar

Bayram Yeri

Resim
`Bayram yerini hatırlayıverdim gene.Gidesim geldi babamla. Çocuktum ben daha ama olsun. Farzet, oradayım simdi. Farzet, herkes çok günahsız.`* * Karanlıktakiler \(2009)

Çıtırtılı Sessizlik

Resim
Sarmalı içine çevir Önce aynaya bak, sonra ötesine seslen Biraz külünde uyu Biraz külünde uyu Sessizliğin sesini dinle.

Yoldan

Resim
Akşam güneşinde günebakanların küskün boyun eğişleriyle hüzünleniyorum. Yol gittikçe uzuyor gölgeler gibi. Göz alabildiğine uzanıyor ayçiçeği tarlaları. Otobüsün içini kesif bir kolonya kokusu kaplıyor. Ucuz plastik şişede alkol 80 derece, limon eser miktarda. Keşanı geçtik, Tekirdağ 20 kilometre. Sapsarı düzlüklerin içinde tıpkı bir kadın göğsü gibi yumuşakça yükselen belli belirsiz tepelerde tek tük ağaçlar. İhtimal ki tarla sınırı. Güneşin altında kavrulan yorgun kadın ve erkelerin tek gölgeliği. Bir yudum serinlik, soluklanmak için. Beni sana hemen getirmesi gereken bu yol İstanbul’da kesintiye uğrayacak. Varışa daha üç buçuk saat var. Şehir yaklaştıkça, vaadettiklerini cömertçe sergiliyor tabelalarda. … Köfteci Ali Usta 5 km., Umurbey Tatil Köyü, Ateşin Yeri, falanca bank, filanca emlak… Solda yükselen beton bloklar uygarlığı imliyormuş gibi mağrur. Ve işte masmavi deniziyle Tekirdağ sahili selamlıyor bizi. Üzerinde birer güvercin kanadı gibi çırpınan yelkeliler, denizin tekinsizl...

Eylül acı başlar

Resim
" Mısır'ı soyun diyordu Musa/ Belleksizdir Firavun "* Elli Dört Yıl önce dün... Elli Dört yıl önce bugün... Kent çıldırmış deli bir hayvan gibiydi. Kentin göbeği akıl almaz biçimde yağmalanıyordu. İnsanlar sokaklarda sürükleniyor, iş yerleri yakılıp yıkılıyordu. Kimdi bu insanlar? Komşuları. Yakan, yıkan, yağmalayanların komşuları. Önceki gün apartman kapısından girerken selam verdiği, sokakta oynayan çocuğuna göz kulak olmasını söylediği esnaf, kahve içmeye gittiği karşı komşu. Evinin perdelerini seçtiği kumaşçı, her gün alışveriş yaptığı bakkal, aynı dairede çalıştığı mesai arkadaşı, askerlik arkadaşı... 6-7 Eylül olayları nedeniyle Askeri Mahkemenin 25.11.1955 tarihli kararında şöyle yazıyor: "6/7 Eylül 1955 hadiselerinde tahrik , teşvik ve iştirakten..." 6 Eylül önceki günden hiç de farklı değildi. Komşuluğu, kardeşliği, dostluğu hiç yaşanmamışçasına bir gecede değiştiren neydi peki? Tutanaklara geçen "tahrik" neyin nesiydi? " Atamızın Evi ...
Hasan Ali Toptaş'tan "Sana Mektup Yazmak" üzerine... "Sana mektup yazmak bugüne kadar aklımın ucundan bile geçmemişti. Geçseydi ve daha önce oturup yazabilseydim, herhalde her iki satırdan birini senin için boş bırakırdım. Ya da, senin için, içleri harflerle dolu çeşitli boşluklar yaratırdım sayfaların yüzünde. Senin için de değil aslında, bunu, mektup dediğimiz metnin metin olabilmesi için yapardım. Bir bakıma, seni düşünmeksizin senin için. İşte, şimdi bile bu mektubu yazarken yukarıdaki paragrafı arada bir tekrarlamayı nasıl arzu ediyorum bilemezsin. Aklımdaki geçmişin gölgesine oturup yüzümü geleceğe doğru dönerek onu değişik şekillere sokmayı, bu şekillerin arasından birini seçmeyi, seçtiğim şeklin üstünü öteki şekillerin tadından oluşan yumuşak bir sisle örtmeyi ve kelimeleri bu sisin altından çıkarıp tek tek güneşe tutmayı da arzu ediyorum aslında. Bunları yaparken her şeyi, ama her şeyi unutup sadece yaptığım şeyin kendisine dönüşmeyi de arzu ediyorum hatta; ...

İnsan kendiyle barışır!

NOSCE TE IPSUM “Kendi dediği şeyin ne kadar iç içe geçmiş, ayrı dünyalardan, farklı ve redde açık kimliklerden meydana geldiğini” fark etse de, insan kendiyle barışır. İnsanın yani kişinin kendisini anlaması, bilmesi, çözmesi, uğruna ulaşacağı ufuklar, kendini anlama ve dinleme yetisinden menkul bir bilme durumu ortaya koyar. Bir ben varsa benden içeri, içerideki o “ben”leri de görür, tanır, öğrenir, biliriz, bilmeliyiz. Her çaba bizi farklı bir “ben”e ulaştırsa da ulaştığımız her "yeni ben" ulaşılmaz görünen başka bir “ben”in habercisi olsa da "ben" olmak; kendini bilmek, tanımak, farkında olmak durumudur. Kendimizle barışmak, kendimizi kör gözle değerlendirmek olamaz, bu olmamalı..! Bilakis bir farkındalık yaratmalı üçüncü bir göz açmalı...eleştirel bakan bir göz ve tabi ki önce kendimize! Her farkındalık aşamasında ulaştığımız “ben”, içimizde taşıdığımız bir başka “ben” in habercisi olsa da eleştirmeye ve keşfetmeye devam edeceğiz. İçinde farklı, bambaşka dünyala...

iki insan için...

Resim
"İki insan, kendilerini birbirlerine sıkı sıkıya bağlı hissedebilir ve bütün düşüncelerini ortaklaştırabilir. Eğer belli zaman dilimlerinde yaşamları farklı mekânlarda akmaya devam ederse, her ne kadar bir araya geldiklerinde birbirlerine anlattıkları ya da birbirlerinden uzakken mektuplarla betimledikleri aracılığıyla, görüşmedikleri zamanlarda içinde bulundukları koşullardan birbirlerini ayrıntılı biçimde haberdar etseler de, her birinin kendi deneyimlerine ait olan ve diğeri için yabancı olan her şeyi, ortak düşünceleri içinde eritip yok edebilmeleri için, birbirleriyle özdeşleşmeleri gerekir." Halbwach Maurice, Bireysel Hafıza ve Kolektif Hafıza